Süt Sığırcılığında temel barınak koşulları
- tirekuzeyyem
- 18 saat önce
- 5 dakikada okunur
Süt işletmeleri için çiftlikler tasarlanırken , hayvan refahını ve verimliliği artırmak için doğru barınak tasarımı hayati öneme sahiptir. Bu süreçte, hayvanların rahatlığı, hijyeni, uygun iklimlendirme ve yem yönetimi gibi faktörler göz önünde bulundurulmalıdır.
Öncelikle barınağın yeterli havalandırmaya sahip olması gerekmektedir, böylece sıcaklık ve nem dengesi korunur. Ayrıca yeterli genişlik, hayvanların rahat hareket edebilmesi için şarttır. Zeminin temizliği ve güvenliği de önem arz etmektedir , mümkün olduğunca kaymaz zeminler ve uygun bir drenaj sistemi tercih edilmelidir. Ayrıca, barınağın iyi bir izolasyona sahip olması, rüzgârdan ve aşırı hava koşullarından korunması da şarttır. Tüm bu unsurları göz önünde bulundurarak bir plan yapmak en iyisi olacaktır .
Genel olarak, her bir büyükbaş hayvan için kapalı alanda en az 6-8 metrekarelik bir alan ayrılması önerilir. Yemlikler ise her bir hayvan için ortalama 60-70 santimetre genişliğinde olmalıdır. Ayrıca, su kapları da her hayvanın rahatça erişebileceği şekilde yerleştirilmelidir.Ayrıca, düveler, kuruya ayrılan hayvanlar , buzağılar ve laktasyondaki inekler için farklı bölümler oluşturmak önemlidir. Bu bölümlerin her birinde uygun bir iklimlendirme, yeterli alan ve rahat bir dinlenme alanı sağlanmalıdır. Örneğin, kuruya ayrılan inekler için daha sakin ve stresin azaltıldığı bir ortam tercih edilirken, süt veren inekler için de beslenme ve hijyen koşulları ön planda tutulur.Bu tür teknik detaylar, hayvan sayısına ve işletmenin ihtiyaçlarına göre özelleştirilebilir .
Bölgesel iklim koşullarıda barınak tasarımında çok önemli bir etkendir. Örneğin, sıcak iklim bölgelerindeki barınakların daha iyi havalandırılması ve gölgelendirilmesi gerekiyor. Bu durumda yüksek tavanlar, çapraz havalandırma sistemleri ve açık yan duvarlar tercih edilmelidir. Soğuk iklim bölgelerinde ise izolasyon çok daha önemli hale gelmektedir, bu durumda yalıtımlı duvarlar ve rüzgâr kırıcılar kullanılmaktadır . Ayrıca, yağış miktarına göre de barınakların tasarımı değişkenlik göstermektedir . Örneğin, yoğun yağış alan bölgelerde iyi bir drenaj sistemi ve su birikintisini önleyen zeminler hayvan refahı ve sağlığı açısından kritik öneme sahiptir. Bölgesel rüzgâr yönü, güneş ışığı ve nem oranları da dikkate alınarak barınağın konumlandırılması, yönlendirilmesi ve malzeme seçimi yapılması gerekmektedir . Böylece hem hayvan refahı hem de enerji verimliliği en üst düzeye çıkarılır .
-Süt sığırcılığı işletmelerinde baş edilmesi gereken ilk husus sığırların bırakmış olduğu dışkının yönetimidir . Bu konuda genellikle etkili bir gübre yönetim sistemi oluşturulması gerekmektedir. Öncelikle, dışkının toplanması için özel bir drenaj veya kanalet sistemi kurmak önemlidir. Böylece dışkı, barınak alanından daha kolay uzaklaştırılabilir. Ayrıca, gübrelerin depolanması için kapalı ve havalandırmalı alanlar ya da gübre havuzları kullanılabilir. Bununla beraber, dışkının değerlendirilmesi ve geri dönüştürülmesi için kompostlama ya da biyogaz üretim sistemleri de oldukça faydalıdır. Bu sayede, atıkların hem çevreye ve hayvan sağlığına zarar vermesi engellenir hem de gübre olarak yeniden kullanılabilir. Bu tür sistemler, verimliliği arttırır ve çevresel etkileri minimuma indirir.
-İşletmelerdeki hedefemiz olan Nihai ürün çiğ sütün elde edildiği süt sağım ünitelerinin konumu ve tasarımı da çok önemlidir. Öncelikle, sağım alanlarının, hayvanların barınak bölümlerine yakın olması, hem zaman ve enerji tasarrufu sağlar hem de hayvanların strese girmesini azaltır. Sağım üniteleri genellikle iyi bir aydınlatma, uygun bir havalandırma ve rahat bir giriş-çıkış düzenine sahip olmalıdır. Ayrıca, sağım alanının hijyenik olması, kolay temizlenebilir bir yapıda olması çok önemlidir. İneklerin rahatça yaklaşabilmesi için geniş koridorlar ve uygun bir yönlendirme sistemi de kullanılmalıdır. Sağım sırasında hayvanların rahat etmesi için yeterli boşluk ve stres faktörlerini minimize eden bir düzenek de sağlanmalıdır.Bunun yanı sıra, sağım ekipmanlarının da ergonomik ve verimli olması, hem çalışanların hem de hayvanların konforunu arttırır. Bu şekilde, süt sağım süreci daha verimli ve sorunsuz hale gelir.
-Buzağılar bir işletmenin geleceği açısından ekonomik anlamda çok kritik bir yer tutmaktadır. Öncelikle, buzağıların yaşam alanları temiz, iyi havalandırılan ve hijyenik olmalıdır . Genellikle, buzağılar için ayrı bölmeler tasarlanması, hastalıkların yayılmasını önler ve buzağı refahını sağlar.
Bunların yanı sıra, buzağıların barınaklarında yeterli izolasyon da önemlidir, böylece hem soğuktan hem de aşırı sıcaktan korunurlar. Bölmelerin zemini, kaymayı önleyen, kolay temizlenebilir ve rahat bir yapıda olmalıdır. Aynı zamanda, buzağıların sosyal etkileşim kurabileceği, ancak yine de izolasyonun sağlandığı bir ortam yaratılmalıdır.Beslenme alanlarının da rahat erişilebilir olması, kaliteli ve dengeli bir beslenme sağlanması açısından çok önemlidir. Aynı zamanda, buzağıların suya kolayca ulaşabilmesi ve hijyenik koşullarda su tüketimi de düşünülmelidir.Son olarak, buzağıların sağlık takibinin düzenli olarak yapılabilmesi ve her bir buzağının büyüme ve gelişim süreçleri yakından izlenebilmesi için erişilebilirliğin rahat olması öenmlidir. Tüm bu faktörleri dikkate alarak, buzağılar için en uygun yaşam alanlarını yaratmak mümkün olur.
-Çiftliklerdeki bir diğer önemli bölümlerden biride yem depolama alanlarıdır . Laktasyondaki ineklerimizin süt üretimini etkileyen en önemli faktörün beslenme olduğu göz önüne alınacak olursa , yem depolama alanlarının konumu ve tasarımı da oldukça bir hayli önemlidir. Öncelikle, yem depolarının hayvan barınaklarına yakın olması, yem teminini kolaylaştırır ve zaman tasarrufu sağlar. Ancak, yem depoları barınaklardan biraz daha yüksek bir konumda olmalı ki, su birikintilerinden veya nemden etkilenmesin. Öte yandan , yemlerin kalitesini korumak için depolama alanlarının iyi havalandırılması, serin ve kuru bir ortam sunması gerekmektedir. Böylece yemlerin küflenmesi ya da besin değerlerinin düşmesi önlenmiş olur.Depolama alanlarının büyüklüğü, hayvan sayısına ve yem tüketim hızına göre ayarlanmalıdır. Ayrıca, yemlerin çeşitlerine göre ayrı bölümler oluşturmak da faydalı olur. Böylece her yem türüne kolayca erişilebilir ve karışıklıkların önüne geçilmesi planlanır. Son olarak, yem depolama alanlarının güvenliği de önemlidir. Hem yabani hayvanlardan korunmalı hem de hırsızlık gibi durumlara karşı önlem alınmalıdır. Tüm bu faktörleri göz önünde bulundurarak yem depolama alanlarını optimize etmek, hem verimliliği artırır hem de hayvan sağlığını destekler.
-Süt Sığırcılığında inekler için uygulamış olduğumuz rasyonların genelde çok büyük bir kısmı mısır silajında oluşmaktadır ve genellikle hayvanların tüketeceği planlanan silaj yıllık olarak stoklanır . silaj çukurlarının tasarımı ve konumu bu noktada oldukça önemlidir. Öncelikle, silaj çukurlarının sağlam ve dayanıklı malzemelerden yapılması gerekmektedir; yaygın olarak beton ya da uygun izolasyonlu malzemeler tercih edilir.Silaj çukurları, yağıştan korunacak şekilde tasarlanmalıdır , bu yüzden genellikle kapalı veya üzeri kapatılabilen alanlar tercih edilmelidir. Ayrıca, silajın kalitesini korumak için çukurun hava almayan bir yapıda olması, sıkıştırma işlemiyle oksijenin en az seviyeye indirilmesi gerekmektedir . Çukurun konumlandırılması açısından, yem depolama alanlarına ve hayvan barınaklarına yakın olması pratiklik sağlar, fakat aynı zamanda su birikintilerinden uzak, iyi bir drenaj sistemine sahip bir yerde olması da önemlidir. Bu sayede silajın kalitesi bozulmaz ve kolayca erişimi sağlanır.Ayrıca, silaj çukurlarının boyutu da hayvan sayısına ve yıllık yem ihtiyacına göre belirlenmelidir. Böylece silajın sürekli taze kalması sağlanır.Bu unsurları göz önünde bulundurularak, silaj çukurlarını hem verimli hem de kaliteli bir şekilde tasarlamak mümkün olur.
-Hayvancılık işletmelerinin genelinde yaşanabilecek en olumsuz durumlardan biride bulaşıcı hastalıklardır , bu durum o kadar önemlidir ki işletmelerin kapatılması veya sürünün tamamının yok edilmesi ile sonuçlanabilir . Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi için giriş-çıkış noktaları çok kritik bir öneme sahiptir. Öncelikle, çiftliğin girişine bir dezenfeksiyon noktası kurulmalıdır. Bu noktada araçların tekerlekleri ve ekipmanlar dezenfekte edilmeli, aynı şekilde personelin de uygun hijyen prosedürlerini takip etmesi sağlanmalı. Öte yandan , çiftliğe giriş yapan ziyaretçiler ve araçlar için farklı yollar ve bölümler oluşturmak faydalı olur . Mesela, hayvanların bulunduğu bölümlerle insan ve araç trafiğinin geçtiği alanlar birbirinden ayrılabilir. Böylece, dışarıdan gelen potansiyel enfeksiyon kaynakları minimuma indirilir.Ayrıca, çiftliğin girişinde bir kayıt sistemi oluşturmak da önemlidir. Kimlerin ne zaman giriş-çıkış yaptığı takip edilmeli, böylece herhangi bir risk tespit edildiğinde hızlıca müdahale edilebilir.Bunların yanı sıra, personelin eğitimi de çok kritiktir. Bulaşıcı hastalıkların önlenmesi konusunda düzenli olarak eğitim verilmeli ve hijyen kurallarına uyum konusunda titizlik gösterilmeli. Tüm bu önlemleri bir araya getirerek, çiftliğin bulaşıcı hastalıklardan korunmasını sağlamak mümkün olur.
Kabaca özetleyecek olur isek bir çiftlik amacına uygun tasarlanmalıdır. Hedeflerimizin ihtiyaçları doğrultusunda önceden olanalar sağlanmalıdır . Çünkü hatalı yapılan tasarımlarda geri dönüş , meşakatli , masraflı olabilir i bazende maalesef geri dönüş pek mümkün olmayabilir. Doğru bir planlama ve dikkatli bir tasarım, süt işletmesinin verimliliğini ve hayvan refahını artırır. Ancak böyle, işletme sürdürülebilir ve karlı hale gelir.
Yorumlar